Gladyatör Oyunları ve Kökeni

 

Latincede “kılıç” anlamına gelen “gladius” isminden türetilen, Greklerin teke tek döğüş olarak adlandırdıkları gladyatör döğüşleri, tüm antik dönem boyunca özellikle Roma da haklın vazgeçilmez eğlence aracı olmuştur. Latince gladius’un kılıç anlamına gelmesi, Türkçede keskin manasına gelen kılagu kelimesiyle münasebeti de dikkate şayandır. Romalılara mal edilen ve eğlence anlayışına büyük yenilik getirdiği düşünülen gladyatörlük ve galadyatör döğüşlerinin kökeni; İ.Ö. 4. yüzyılda Güney İtalya’da bazı cenaze törenlerinde görülen ve dinsel bir geleneğe dayanan “kana karşılık kan” şeklindeki döğüşlere dayanmaktadır. Özellikle güney İtalya’nın Campania, Lucania ve Samnium bölgelerinde, savaşta yitirilenlerin cenaze törenlerinde, ölen askerlerin ruhlarının huzura kavuşması ve cennete gidebilmeleri için, insan kurban etmek inancı vardı. Kölelerin ve savaş esirlerinin öldürüldüğü bu döğüşler; İ.Ö. 4. yüzyılda Campania bölgesinde ortaya çıkmış, zamanla Lucania ve Samnium halkı tarafından da uygulanmıştır. İ.Ö. 4. yüzyılın sonu ve İ.Ö. 3. yüzyılın başlarında ise Etrüsk inanç ve geleneklerine yerleşmiştir.
Forum, agora gibi halka açık alanlarda yapılan bu törenlerin bazı kuralları vardı. Genellikle köleler ve savaş esirlerinden oluşan kurbanlar döğüştürülürdü. Ölen her kişi; savaşta yitirilen bir askerin yerine geçiyordu. Böylelikle döğüş sonunda hepsinin intikamı alınmış olunuyor ve akıtılan kan ile hem ölen kişiler hemde yakınları huzura kavuşuyordu. Arkeolojik ve epigrafik buluntular, erken dönemlerde yapılan bu döğüşlerde, silah olarak sadece kılıç kullanıldığını göstermiştir. Erken dönemdeki bu döğüşlerin tasvirlerine baktığımızda karşılıklı iki gladyatörün betimlendiğini görürüz.
Bu kanlı döğüşler, İtalya’nın bazı bölgelerinde İ.Ö. 3. yüzyılın başından itibaren, cenaze törenlerinin yanı sıra, tantılar adına düzenlenen kutsal festivallerde ve araba yarışlarında da yer almışlardır. Bu dönemde köle ve esirlerin eğitilerek bu döğüşlere hazırlandığı görülmektedir. Bunun sonucunda gladyatör olarak tanımlanan döğüşçüler ve eğitmenler ortaya çıkmıştır.

                                                                                                                                      Ufuk Çiftçi’nin Tezinden.

Kaynakça

AKAT, Sevgiser, Lidya Bölgesinde Bulunan Gladyatör Anıtları, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı, İzmir: 2001.
MALAY, Hasan – SILAY, H., Antik Devirde Gladyatörler, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 1991.