Giyotin nedir?

Adını, mucidi Fransız doktor Joseph Ignace Guillotin’den alan giyotin ölüme mahkum edilen kişilerin kafasını iki direk arasında yukarıdan aşağı kayan bir bıçağın darbesiyle koparmayı sağlıyordu. İlk kez 25 Nisan 

1972’de kullanılan giyotin, 

Fransa Kraliçesi 

Marie Antoinette’in de başını gövdesinden ayırdı. 

1792 

Paris’te Fransa Milli Meclisi giyotinle idamı onayladı.

Alm. Guillotine (f), Fallbeil (n), Fr. Guillotine (f), İng. Guillotine. Eskiden îdam mahkûmlarının başlarını gövdelerinden ayırmak için kullanılan âlet. İlk defâ 12. yüzyılda İskoçya’da ve 13. yüzyılda İtalya’da kullanılmıştır. Giyotin adı, âletin kullanılması için Fransa Millet Meclisine teklifte bulunan Dr. Ignace Guillotine’den gelir. Dr. Guillotine’in teklifi üzerine meclis, 1791’de Dr. Louis’yi konuyu araştırmakla görevlendirerek, 1792’de Giyotin’in kullanılmasını kabul etmiştir. Giyotin ilk olarak büyük çapta tanındığı Fransa’da, 18. yüzyılın sonlarına doğru yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmış, bilhassa Büyük İhtilâl zamânında binlerce hüküm bu âletle infaz edilmiştir.

Giyotin en sâde şekliyle dikey vaziyette iki tahta direk ve bunların arasında aşağı doğru hareket edebilecek bir şekilde yerleşmiş ucu keskin bir bıçakla hükümlünün kafasının yerleştirildiği “pencere” den müteşekkildir. Giyotin çalıştırılacağı zaman îdam mahkûmunun başı pencere denilen kısma sokulur. Bıçak, asılı kalmasını temin eden mekanizma harekete geçirilerek mahkûmun ensesi üzerine düşürülür. Böylece gövdeden ayrılan baş daha önceden hazırlanmış bir sepete düşer ve infaz yapılmış olurdu. 

Fransız ihtilâli sırasında çok kullanılan Giyotin, 19. asrın başından îtibâren kullanma sahasını tamâmen kaybetmiştir. Günümüzde dünyânın hiçbir devletinde uygulanmamaktadır.