Liman içinde ada, adada yüzbin kuş

Küçücük adacıkta dairemsi bir kalecik, içinde ayrı dizdarı ve kırk neferi, on pare balyemez topları vardır.Kuşadası denmesi bu adacıktandır.Çünkü her sene bu adaya nice yüz bin kere kuş gelip ziyaret etmeyince geçip gitmezler.

Kalesini Bağdat fatihi IV.Murad Han, Kaptanıderya Recep Paşa eliyle yaptırmıştır.Suğla Sancağında Öküz Mehmed Paşa’nın vakfıdır…Yüz neferin beklediği kale, lebiderya yokuş yukarı kayalar üzerinde, dört taraflı, taştan ve yapılıdır.Alçak ve geniş kıyısı kumsaldır.Çetin ve metin yerde olmakla etrafında hendeği yoktur.Duvarları on beş arşın yüksekliğinde olup üç kapısından batısındaki iskeleye bakar.

 

Öküz Mehmed Paşa’nın hayratı olan han, 80 ocaklı, odalı kale misalı yapıdır.İlk başata kale olmak için inşa edilmiş; ancak daha sonra büyük bir kale inşa edilince kaleye bitişik hana çevrilmiştir.Bu yeni ve sağlam handa, kalelerdeki gibi top ve tüfeklerle donatılmış burçların mazgalların bulunması bundandır.Avlusunun ortasında bir abdest alma havuzu ve çeşmeleri, bunun üstünde küçük bir mescidi, biri denize diğeri Aşağı Kaleye bakan iki kapısı vardır.Gümrük emini ve cümle anka bezirgânlar, servet sahipleri bu handadır.Damı kayağan taşı döşelidir.Kuşatmalarda damdaki mazgallar cenk olunur bir içkale handır.İki kapısının arası 40 adımdır.

Demirli kale kapısı güneye, cümle kapısı ise kıbleye açılır.Cümle asker, kapıcı ve gözcüler, gümrük hademeleri handa oturur; gelip gidenler gümrük mallarına bakarlar.Elbise kaçıranların mallarına el koyarlar.

Aşağı Kale içinde üç mahallede, tek ve iki katlı, kiremit örtülü, bakımlı ve pek güzel yüz seksen ev vardır.Ana yollar temiz ve kaldırımlar döşelidir.İki yüz dükkanlı çarşının bedesteni yoktur.Bir hamam, bir han, yedi çeşme, yedi mektep, Kaptan Recep Paşa’nın hayratı olan kârgir minareli, kubbesi kurşunla örtülü caminin cemaati çoktur.

Hareminin dört tarafı medresedir.Şer’-i mahkeme de camiye bitişiktir.Kalenin dışındaki büyük varoş, güneyde keşişleme rüzgarlarına açık bayırlarda, bağlı bahçeli ve akarsulu; kârgir ve metin saraylarla verimli bahçelerle bezenmiş bir şehirdir.Dokuz mahalleli dokuz mihraplıdır.Bunların dördü cami, beşi mescittir.Camilerin en mükellef ve mamuru, varoş kapısının dışında, ulu yol üzerindeki Hanımıye Camii’dir.Kapısında, Hâce Hadice Hanım tarafından beş vakit namaz kılınmak için 1068’de (1657) yaptırıldığı yazılıdır.Kadı Camii kârgir minarelidir.

Aşağı Kale önündeki küçük çarşının han ve dükkanları kırmızı kiremitlidir.Birkaç da çeşme vardır.Cemşid’in Ayasluğ yolundaki kemerinden ayrı suyolu yapılarak şehre getirilen su gayet lezizdir.Şehrin kızlarının ve oğlanlarının da güzelleri çoktur.Tâze civan yiğitleri Cezayir esvabı giyerler.Bahadır yiğitleri tüfek atıcılıklarıyla meşhurdur.Kadınları türlü çeşitli çuha ferace giyer, namusluca hareket ederler.Başlarına da beyaz car bürünürler.Bağ ve bahçelerinin üzümü, inciri, köftürü, susamı, fıstığı, cevizi bademi yeryüzünde yoktur diyecek kadardır.Beğenilip övülen nimetleri pek çok; hayrı ve bereketi yoğundur.

Beş yüz parça kadırga alır ve demir tutar limanının batı tarafına, gemiler demir bağlayıp yatarlar.Liman içindeki yalçın kaya küçük adacıktandır.Çünkü her sene bu adaya nice yüz bin kere kuş gelip ziyaret etmeyince geçip gitmezler.

 

Kaynak: Seyahatname, Cilt IX.İstanbul 1935, ss 144-146.

Anka bezirgân: Liman kentlerinde ithalat ve ihracat işleriyle uğraşan zengin bedesten tüccarı.

 

Kayağan: Arduvaz.Düz tabakalar halinde ayrılabilen, parçaları yapılarda kiremit yerine kullanılan, yumuşak ve mavimtırak doğal taş.

 

Cemşid’in Ayasluğ kemeri: Efes antik kentinin su kemeri.Eskiler bu kemeri, İran’ın destansı hükümdarlarından Cemşid’in yaptırdığını anlatırlarmış.

 

Cezayir esvabı: Cezair kesimi de denir.Ege’deki takımadalardan Rodos, İstanköy, Sisam, Sakız, Midilli, Limni ve diğer adaların geleneksel kıyafetidir.