Tarihi Ahşap Kapılar (1)

Çoban Mustafa Paşa Camii - Gebze

Muradiye Camii- Manisa
Muradiye Camii- Manisa

Muradiye Camii – Manisa (1583-1586)

Üçer pano halinde simetrik düzenlenen kapı kanatlarının yakın zamana kadar harap olan işlemeleri geçtiğimiz yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Panoların her biri tarsi tekniğinde yapılan zencirek bir şeritle kuşatılır. Üst panolardaki yazı ve onu çevreleyen geometrik bezeme sedef ve bağa ile yapılmış; orta ve alt panoların kündekari tekniğiyle meydana getirilen yıldız kompozisyonlarındaki geometrik şekiller sedef kakmalarla değerlendirilmiştir. Yukarıda görüldüğü üzere kapıda oyma tekniğine dayalı bir süsleme yoktur. 16. yüzyılın sonlarında yaygınlaşan bu özellik 17. yüzyılda da devam edecektir. Kapının kanatlarının yatay kayıtlarındaki madeni rozetler dikkat çekicidir.

Çoban Mustafa Paşa Camii - Gebze
Çoban Mustafa Paşa Camii – Gebze

Çoban Mustafa Paşa Camii – Gebze (1522)

Bu kapının yapıldığı tarihe kadar, malzemelerle yapılan kakma tekniğinin tüm yüzeye bu denli dağılım gösterdiği başka bir kapı örneği tanımıyoruz. Genel olarak Osmanlı özellikleri yansıtmakla birlikte, bu yönüyle Memluk sanatının izlerinden söz etmek mümkündür. Kanatlar üçer panoludur. Kakma tekniğiyle yapılan üst panolardaki kitabede Mustafa Paşa’nın adı ve 1522 tarihi yazılıdır. Alttaki panolarda, kündekari tekniğinin ortaya çıkardığı geometrik parçalardan bazıları kemikten yapılmış; diğerlerine kemik, sedef vb. malzemelerle kakma uygulanmıştır. Kapı binisinin silindirik gövdesi oyma ile yapılan bitkisel desenlere sahipken başlık kısımları kakmalarla süslenmiştir. Kayıtlardaki rozetler ve ejder başlı kapı halkaları maden sanatının değerli örnekleridir.

Ulu Camii - Kayseri
Ulu Camii – Kayseri

Ulu Camii – Kayseri (1206)

Anadolu Selçuklularından günümüze ulaşan ahşap kapılar arasındaki erken tarihli örneklerden biri bu eserdir. Şimdi Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunan kapı, aynı zamanda, kemerli bir şemanın uygulandığı ilk örneklerdendir. Kitabelerden, caminin 1206 yılındaki tamiri sırasında yapıldığı anlaşılır. Ahşap levhaların birleşmesiyle oluşturulan kanatların ön yüzleri boş yer bırakılmayacak şekilde bezelidir. Kapı iki kanatlı olmakla birlikte, tek kanatlı eserler gibi bütün bir kompozisyona sahiptir. Kanatların iki yanından yükselen bordür üstte kemeri meydana getirdikten sonra köşelikleri de dolaşıp dikdörtgen çerçeveyi tamamlar. Süslemeler oyma tekniğiyle yapılmış, fakat büyük bir bölümü aşınmıştır. Kanatlarda geometrik süsleme daha büyük bir alan kaplasa da, dikkatleri toplayan kısım kemer alınlığıdır. Burada çift katlı oyma tekniğiyle yapılan girift bitkisel zemin üstündeki iri tutulmuş palmet ve rumi motiflerinin palstik etkisi yüksektir.