Cennetten Çıkmadı

 

 

 

İdris aleyhisselam, gece gündüz, durmadan,

Ölüm ve ahireti, düşünürdü her zaman,

Kabir azabı ile, Cehennem şiddetini,

Düşünüp çok yapardı, Hakka ibadetini.

Onun her ibadeti, göklere yükselirdi,

Hazret-i Azrail de, ona gıpta ederdi.

Rabbinden izin alıp, girdi insan şekline,

Geldi İdris Nebi’nin, birgün ziyaretine.

İdris Nebi buyurdu; (Sen bana bu dünyada,

Ölümün acısını, tatdır hemen bir anda,

İyi anlayayım da, bu acıyı şimdiden,

Daha fazla ibadet yapayım eskisinde.)

Ve Hazret-i Azrail, bu rica üzerine,

Alıp iade etti ruhunu tekrar yine.

İdris Nebi buyurdu: (Yine var dileğim,

Cennet ve Cehennemi de görmeyi isterim.)

İzin aldı Azrail, bir daha da Rabbinden,

Çıktı o gökyüzüne, bir anda hanesinden.

Buyurdu: (Ey Azrail, Malik’e rica eyle,

Göstersin Cehennemin, içini tamamiyle!)

Görünce İdris Nebi, Cehennemin ateşini,

Korku ve dehşetinden, kaybetti kendisini.

Daha sonra buyurdu: (Var yine bir dileğim,

Rıdvan’a rica et de, Cenneti de göreyim.)

Hak teala izniyle, açtı Rıdvan Cenneti.

Gördü müminler için hazırlanan nimeti.

O sırada Azrail, şöyle dedi kendine:

(Haydi gel götüreyim, seni eski yerine.)

Cevaben buyurdu ki: (Çok beğendim bu yeri,

Rabbim emretmedikçe, buradan gitmem geri.

Zira ayetlerinde, buyurdu ki Rabbimiz:

”Muhakkak ki ölümü, tadacaktır her nefs,

Ve her kişi geçecek, Cehennemden muhakkak.

Cennete giren mümin, bir daha çıkmayacak”

Ben ölümü tattım ve geçtim hem Cehennemi,

Cennette ebediyen, kalmam lazım değil mi?

Hak teala buyurdu: (İdris doğru söyledi,

Çıkmak istemiyorsa bırak kalsın ebedi.)

Şu anda İdris Nebi sağdır ve Cennettedir.

Meleklerle birlikte, nimetler içindedir.