Altı bacalı harp gemisi!

Edgar Quinet

Edgar Quinet
Edgar Quinet

  Altı bacalı harp gemisi!

  Deniz harp tarihinin en enteresan zırhlı gemileri 6 bacalıdırlar.Birinci Dünya Savaşı’nda sadece Fransız donanmasında kullanılan bu gemiler, Osmanlı sularına da geldiler.

 

İster harp gemisi olsun, ister ticaret gemisi, gemiler en fazla 3-4 bacalı olarak bilinir.I.Dünya Harbi öncesi Aquitania, Arundel Castle, Britannia, Deutschland, Titanic, France gibi Atlantik aşırı seferler yapan lüks yolcu gemileri dört bacalıydılar.

Beş bacalı harp gemisi çok az görülmüştür.Çarlık Rusya’sının Çanakkale Savaşı’na ucundan da olsa katılan Askold isimli muharebe gemisi beş bacalı idi.Rus-Japon Harbi’nden zorlukla kurtulmuştu.

Altı bacalı harp gemileri ise, sadece Fransız donanmasında görülmüştür.1910 yılında inşa edilmiş olan 66 bin tonluk Fransız kruvazörü Lion, iki buçuk bacalıylı! İki bacası geniş, bir bacası diğerlerinin yarısı genişlikte kalıyordu.Böyle bir gemi günümüzde hayli komik görülebilir!

İngilizlerin 14 bin tonluk Drake isimli kruvazörü de iki bacası baş tarafta, bir bacası da kıç tarafta olan bir garip dizayn harp gemisiydi.17 bin 200 tonluk 1907 yapımı Invincible’ın birbirinden uzakta; biri başta diğeri kıç tarafta iki bacası vardı.

Ancak en alışılagelmiş ve günümüz için bir hayli ilginç komik görünümleri olan harp gemileri, Fransızların Jeanne d’Arc, Ernest Renan ve Edgar Quinet (fotoğrafta) ve Waldeck Rousseau ismindeki zırhlı kruvazörleri idi.Bu gemiler zırhlı kruvazör devrinin sonuncuları oldular.

Neden altı bacaya zorunluluk doğdu diye sorulabilir; cevabı ise 1890-1900 yıllarında çok kalın zırhlı harp gemileri inşa etmek anlayışı, alabildiğine bacayı gerekli kılmıştır!

 Bunlara zırhlı kruvazörler denilmiştir.Gemilerin baştan kıça kadar tüm bordaları çok kalın zırhlarla kaplanmıştı.Bu gemilerin aynı zamanda çok güçlü top bataryalarına sahiptirler.Topların gelecek güllelerden korunması amacıyla top bataryaları da kalın zırhlarla kaplanmıştı.

Bir gemi böylesine ağır zırhlarla kaplı hale getirince, onu istenilen yüksek süratle seyrettirecek makineler yetersiz kaldılar.Sonunda 28 bin 500 beygirgücünü elde edebilmek üzere kazanları geminin baş ve kıç taraflarına yakın planladılar.Böylesine ağır bir kitleyi istenilen sürate eriştirmek için makineyi 33 bin beygirgücüne kadar zorladıklarında gemi ancak 23 knots (deniz mili) sürate çıkabilmekteydi.Fakat kazanlarda muazzam ısınma meydana geliyordu.

Jeanne d’Arc, 1915’te Gelibolu seferine katılan ve derin yenilgiyi idrak eden Fransız harp gemilerinden biri oldu.Sonunda zırhlı kruvazör modası çok hızlı bir şekilde sona erdi ve altı altı bacalı harp gemileri de tarihe karıştı.

                                                                                                            Osman Öndeş